Yusuf Bülbül

An Engineer

İçselleştirilmiş Bilgi ve Optimum Kullanımı

Uyarı: Buradaki bilgiler, içerse bile, tamamıyla akademik bir yaklaşım değildir, yalnızca Herman Ebbinghaus’un tek deneği kendisi olduğu hafıza çalışmaları gibi içe dönümsel birkaç sorgulamadan ve çıkarımsal subjektif görüşlerden ibarettir.

Öncelikle bilgi kavramına değinelim. Bilgi İngilizce tabiriyle kapsamlı ve kullanışlı (knowledge) ve teknik ve spesifik (information) olarak temelinde ikiye ayrılır. Sağduyu (common sense) ve atalardan gelen kümülatif bilgi birikimi genellikle bilgiyi tanımlarken, modern ve teknolojik, gelişmemizi sağlayan ve en önemlisi üzerinde çalışılabilecek olan bilgi kırıntılarıysa enformasyonu tanımlar.

Bilgi edinimi genellikle harflerin bir araya dizilerek kelimeleri, böylece cümleleri ve daha sonrasındaysa bir anlam ifade edecek bütünleri oluşturan formlarla (i.e. Akademik yazılar) aktarılır, ya da sessel tınıların karşıdakine bir anlam ifade edecek şekilde form bulmasıyla (i.e. Konuşma) ve karşıdaki alıcının da geçmiş deneyimleri ya da öğrendikleriyle bu iki çeşidi de anlamlandırma çabasıyla.

İnformasyon ve bilgi önemli midir peki?

El-Cevap: Of course! Hele ki 21.yy da, bilgi çağında yaşıyorsanız. Bilirsiniz ki eskiden nasıl insanlar fiziksel gücüne göre, orta çağda elindeki toprağa göre, sonrasında dinsel öğretileri başarılı bir şekilde kitle yönetimi için kullandığına göre başarılı oluyorlarsa Bilgi ve Enformasyon çağında da insanlar bilgiyle “Hükmeder”. Gerek kendisine, gerek başkalarına, gerek doğaya gerekse evrenin sınırlarına kadar, eli ve bilgisi nereye kadar ulaşıyorsa…

Bilginin içselleştirilme süreci basittir, bilgiyi anlatılmak istenildiği gibi anlaşılır ya da mümkünse daha kullanışlı bir forma dönüştürülür, zihnin kıvrımlarına sürekli maruz kalınarak ya da tek seferde etkili bir şekilde “efsunlanarak” iyice oturtulur, en sonunda ise insanların düşünceleri ve dolayısıyla davranışlarıyla nefes alan bir hale dönüştürülür.

Optimal kullanım meselesine gelirsek, insanlar bilgileri edinirler, istemeseler bile bu bilgiler akademi denilen ilkokul, ortaokul, lise, üniversite ve yüksek lisans dönemlerince insanlara dayatılır. Fakat mesele şudur ki bunların her biri spesifik bir amaca hizmet ederler, eğitim. Neyin eğitimi peki? Çarklarda dönebilecek kadar hız ve dayanıklılık eğitimi tabii ki de, eğer ki insan ürünü ve sistemleri olan bütün varsal şeyler birer çarklar bütünü olarak görülürse.

Bilgiyi ve Enformasyonu hayatımıza dahil etme sürecimiz, buna karşı motivasyonumuz ve bunları ele alış şeklimize göre çarkları biz dahi düzenleyebilecek bir seviyeye gelebiliriz fakat. Facebook’un, İnstagram’ın, Apple’ın, Microsoft’un kuruluşu gibi, çarklardan döne döne kendi çark sistemini oluşturmak, girişim olgusunun doğası da budur zaten.

Author: Faith of Delusions

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © Tüm Hakları Saklıdır.