Neyin Hikayesi

Şikayet etme de, dinle bu neyi,
Ayrılıkları nasıl dile getirmekte,
Beni kamışlıktan kestiklerinden beri,
Her kadın ve erkek ağladı halime.

Ayrılık derdini şerh etmek,
Ayrılık acısından paramparça olmuş bir sine ister.
Her kim aslından uzaklaşırsa tekrar aslına geri dönmek ister.

Ben her cemiyette ağlayıp durdum. Kötülerle de iyilerle de hemhal oldum.
Kimse içimdeki sırları aramazken
Herkes kendi zannınca oldu benim dostum.

Benim sırrım feryadımdan uzak değil. Lakin, her göz onu görecek nura,
Her kulak da onu işitecek kudrete sahip değil.
Beden ruhdan, ruh da bedenden ayrı değil. Lakin kimse onu görmeye izinli değil.

Neyin sesi ateştir, hava değil.
Bu ateş kimde yoksa yok ola,
Aşkın ateşidir neyi yandıran,
Aşkın ateşidir meyi kabartan.

Ney, dostundan ayrı kalanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri, vuslata engel olan perdeleri yırtmıştır.
Ney gibi hem zehir hem panzehir olanı kim görmüş?
Hem özleyen hem sır saklayanı kim görmüş?

Ney kanlı yollardan bahseder. Mecnunane aşıkları konu eder.
Dilin kulaktan başka müşterisi olmadığı gibi. Bihus olandan başkası da maneviyatı nasıl idrak eder?

Bizim gamımızdan dolayı uzadı günler, Ateşlerde ve yanmalarla geçti.
Eğer günler geçiyorsa varsın geçsin gitsinler.
Ey pak ve mübarek olan insanı kamil, sen var ol yeter.

Balıktan başka her şey suya kandı,
Rızkı olmayana da günler uzadı.
Ham olan hiç pişmişin halinden anlar mı?

O halde sözü kısa kesmek gerekti, vesselam.

Mesnevi / Mevlana Celaleddin Rumi

Bu vicdanımı sızlatan, bu kalbimi çatlatan yalnızlık, belki de bana iyi geliyordur diye düşünüyorum bazen. Çünkü insan yalnız kaldığında dinlemeye fırsat bulabiliyor kendini. İnsan yalnız kaldığında ancak, duyabiliyor neyin ayrılıkları nasıl dile getirdiğini. “Yalnızlık, müziğin bile seni dinlemesidir.” der Özdemir Asaf. Aslında, feryat eden, ney değil, insanın ruhudur. Yalnızlık, sesi bastırılan ruhun feryatları için bir sessizlik ve dinginlik halidir. Eğer siz de neyin anlattıklarını duyabiliyorsanız, gelin beraber dinleyelim.

Ey ney! Anlatıver hele olup biteni, Sen dertli, ben dertli. Oturup beraber ağlayalım, ağlayıpta sinelerimizi dağlayalım.

Allah, insanı hangi fıtrat üzere yaratmışsa onu emreder. O ise, iyilik ve güzelliktir. İnsan, iyilik ve güzellikleri vicdanıyla, kalbiyle görebilir ancak. “Körelen gözler değil, ancak kalplerdir.” dememiş midir Kuran? Allah, işlediğimiz günahların acısını kalbimize tattırsın. Kalbimizi eğriltmesin. İnsanın dertleri ve yalnızlıkları ise kalbini yumuşatır ve bazı şeyleri daha iyi görüp hissedebilmesini sağlar. Bu yüzden ” Derman arardım derdime, Derdim bana derman imiş.” demiştir, Niyazi Mısri. İnsanın ruhundan gelen feryatları duyabilmesinin bir yolu da budur aslında.

Allah, insana kendi ruhundan üflemiştir. Bu sebeple insan, hiç bir şeyle tatmin olmaz. Ruh, her daim Allah’a kavuşmak ve onu anmak ister. “Kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur.”

“Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman’a teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim.” der Bediüzzaman Said Nursi.

Hz Mevlanaya göre yukarıdaki dörtlüklerde anlatılan neyin feryadını duyabilmek, ruhumuzun serzenişlerinin farkına varabilmek için günahlardan arınıp dert insanı olmak gerekiyor. Çünkü, insan ancak maneviyatı bu şekilde idrak edebilir. Bunu idrak edemeyen insan, gam içerisinde geçirir de günlerini, bilmez Halıkını. Her kalbi sıkıştığında, içi daraldığında uzar günleri, hayat çekilmez bir hal alır onun için. Sudaki bir balık, suyun varlığını bilmeden nasıl yaşıyorsa, Rabbini bilemeyen insan da Rabbi tüm mevcudatı kuşatmışken, Rabbini bilmeden yaşar. Oysa dünya hayatı çok elemli ve ızdırap doludur onun için.

Dünyadaki bu zorluklar, zulümler ve ayrılıklar ilk değildi. Son da olmayacaklar. Fakat her zulüm, adaletin tecellisine, her ayrılık, vuslatın tecellisine vesile olur. Biz Ruhumuzu Rahmana teslim eyleyelim. Ondan sonrası mevlanam neyler, neylerse güzel eyler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © Tüm Hakları Saklıdır.