Oltaya takılıp çırpınmaya başladığım günden beridir, soldu gönlümün sevda menekşeleri. Sükut içinde devrildi cümlelerim. Artık, sessiz sessiz seyrederim, eylül akşamlarındaki parlak yıldızları. Tutulur dilim, kor olsa da ateşim. Seher vakitleri, tan yerinin ağarması gibi ağarır benliğim. Her gün doğumununda yeniden vazgeçerim kendimden. Özgürlüğü kanatlarına alıp uçan kuşların, süzülüşüyle avunur tutsak gönlüm. Uçsunlar diye gönül turnaları kovalarım. Ancak, gök yüzündeki tertemiz muhabbetin mavisi, teselli edebilir beni. Uzaklardaki düşlerime sahilden el sallarım. Akşama kadar, ruhuma çarpar dalgalar. Artık sadece baharın koynundan kopan yaralı kırlangıçlara ağlarım. Yalnızca güllerin asaleti, kanatır yüreğimi. Yağmur sonrası, toprak kokusunda hatırlatırım faniliğimi. Bir kelebeğin incecik kanatları ezer içimdeki şefkati. Gök kuşağının şeffaf renkleri, ilk sevdiğim gün gibi, acıtır içimi. Oysa ben, hep balıkçının gösterişli parlak oltasında bulmuşum teselliyi. Yazık ki hep kanmışım. Hem yanmışım, hem hammışım. Sonra, sonbaharın derin yalnızlıklarında yitirmişim kendimi. Simsiyah geceye sarıp bedenimi, yalnızlığıma katran çalmışım. Ah bile diyemeden lal olmuşum, kırılmış kolum kanadım. İşte böyle anladım, bir balık nasıl yaşarmış, bir oltaya nasıl kanarmış. Zaten hep vardır bir bedeli, gerçeğin farkına varmanın.

Ben sadece, yüzdüm durdum öylece denizlerde. Bilmedim kara nedir, deniz nedir, nereden geldim, nereye giderim. Bilmemek ne acıymış, yakalandığımda öğrendim; oltasına bir balıkçının. Güzellikleri görüp bilmeden kandım ben güzelliğine oltanın. Oysa ki başıma geleceklerden habersiz, bilgisiz ve oldukça aciz, bu alemde öylesine dolanıp duran bir balıktım.

Takıldım oltasına balıkçının, çırpınırım ey Rabbim. Bir umut tütsüsünde buğulanır yüreğim. Halbuki, daha hiç bir güzelliği görüp bilemedim sen gibi. Bakamadım tadına hiç iyiliğin. Kördü gözlerim, duymazdı kulaklarım. Ben hep kendime zulmettim. Hep o balıkçının gözlerinde unuttum kalbimi. Affet beni. Sen bana acıyıp merhamet etmezsen, başka kim düşünür ve bilir benim halimi. Sen, affediciliği ve merhameti bol olan Rabbimsin. Bilemeyişim ve çırpınışlarımla geldim. Çırpınışlarımla terketme beni.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır;
Yusuf

Yusuf

Bir Mühendis.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.